Kayıtlar

Osmanlı Tarihi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Şeyh Edebali (Ahi Teşkilatı'nın Şeyhi)

Resim
Şeyh Edebali (Ahi Teşkilatı'nın Şeyhi) Şeyh Edebali (ö. 1326), Osmanlı Devleti'nin kuruluş yıllarında yaşamış bir Ahi şeyhi. Şeyh Edebali'nin Osman Gazi'ye olan nasihatı. Şeyh Edebali; Ahi Teşkilatı'nın şeyhi, Osman Gazi'nin kayınbabası ve hocasıdır. Ayrıca Râbi'a Bala Hâtun'un babasıdır ve Osmanlı Devleti'nin de fikir babasıdır, aynı zamanda İslam bilginidir. Türkmenistan'ın Merv şehrinde doğduğu tahmin edilmektedir. 1326'da Bilecik'te ölmüş ve dergâhının zikir odasına gömülmüştür. Hayatı Osman Gazi'nin kayınpederi olup 3 çocuğu vardır; Mahmud Paşa, Mehmed Paşa, Râbia Bala Hâtun. Osmanlı Beyliği kurulduktan sonra epey uzun bir süre Bilecik'te ikamet etmiştir. Yetiştirdiği müridi Dursun Fakih, Osmanlı Devleti'nin ilk kadısı olarak bilinmektedir. Şeyh Edebali aslen Karamanlıdır. İlk eğitimini Horasan erenlerinden biri olup Bektaşi pîr ve dedesi olan Şeyh Necmeddin ez-Zâhidî'den aldı. Daha sonra Şam'a giderek dönemin meş...

Osmanlı Beyliğinin Kuruluşu

Osmanlı Beyliğinin Kuruluşu   Anadolu Selçuklu Devleti  yıkılırken  Anadolu ’ya hüküm süren  beylikler  kendi kaderlerini tayin etmeye, bölgedeki varlıklarını sağlamlaştırmaya çalışıyordu.  Bu dönemde  Kayılar  henüz bir beylik kurabilecek kadar güçlenebilmiş değillerdi ve kendilerine yurt olarak verilen  Söğüt 'te komşuları olan  Bizans tekfurları  ile iyi ilişkiler kuran küçük bir oba olarak varlığını devam ettiriyorlardı.  Osmanlı Beyliğinin kurulması süreci  Ertuğrul Gazi ’nin vefatından sonra yerine geçen  Osman Bey  döneminde gerçekleşmiştir.  Kayılar, yeni yurtları olan Söğüt’e yerleştiklerinde bu bölge oldukça sakin ve  müreffeh  bir bölgeydi.  Bizans devleti İstanbul  dışında olan bölgeleri sınır valileriyle yönetmekteydi.  Söğüt İnegöl, Karacahisar  ve  Bilecik tekfurluklarının  ( Vali ) tam ortasında bulunan  Selçuklu Devleti  sınırını teşkil ediyo...

II. Abdulhamid'in Tahta çıkışı ve I. Meşrutiyet

Resim
II. Abdulhamid'in 1876-1881 yılları arasındaki padişahlığında Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşanan tarihi olayları ele almaktadır. 34 - II. Abdülhamid (1876 – 1909) Sultan İkinci Abdülhamid, 21 Eylül 1842 tarihinde İstanbul’da doğdu. Babası Sultan Abdülmecid, annesi Tir-i Müjgan Kadın Efendi’dir. Annesi Çerkezdir. Sultan İkinci Abdülhamid çok küçük yaşta iken annesini kaybettiği için öksüz büyüdü ve onu üvey annesi Piristu Kadın yetiştirdi. Çocukluğunda çok zayıf bir bünyeye sahip olan Sultan İkinci Abdülhamid sık sık hasta olurdu. Babasının padişahlığı sırasında bu durumu yüzünden özel ilgi gördü. Çok hoşgörülü bir ortamda büyüdü. Kültür derslerinin yanında musiki dersleri aldı ve piyano çalmayı öğrendi. Bekârlığı sırasında çok serbest bir hayat yaşayan Sultan İkinci Abdülhamid, evlendikten sonra tüm boş zamanını ailesiyle, çocuklarıyla geçirmeye başladı. Sultan İkinci Abdülhamid, yıkılmak üzere olan Osmanlı Devleti’ni uyguladığı politikalarla 33 yıl ayakta tutmayı başarmış bir p...

Emine Nazikeda Başkadınefendi (Vahdettin'in eşi ve Baş Kadınefendi

Resim
Emine Nazikeda Başkadınefendi Emine Nazikeda B) şkadınefendi (9 Ekim 1866; Tszabal, Abhazya - 4 Nisan 1941; Maadi, Kahire), Sultan Vahdettin'in eşi ve Baş Kadınefendi. Osmanlı Devleti'ndeki son Baş Kadınefendi'dir. Padişah kızları Prenses Sabiha Sultan ve Prenses Fatma Ulviye Sultan'ın annesidir. Yaşamı Abhazya'nın Tzebelda kasabasında doğdu. Abhaz Prensi Hasan Bey Marşania ile Prenses Fatma Horecan Aredba'nın kızıdır. Ailesi Osmanlı Devleti'ne, 93 Harbi'nde Abhazya'dan göç ederek yerleşti. Marşania Abdülkadir Bey'in kızkardeşidir. Ailesi tarafından 1876 yılında kız kardeşleri Daryal ve Naciye ile kuzenleri Amine, Rumeysa, Pakize, Fatma ve Kamile Hanımlar ve sütnineleri ile birlikte küçük yaşta iken Cemile Sultan'nın nedimelerinden olan halaları Suzidil Hanım'ın yanına gönderildi. Sarayda Emine Nazikeda adını alan genç kız, Cemile Sultan'nın veremli kızı Fatma Hanım Sultan'nın yoldaşı oldu. Fatma Sultan 1890 yılında öldü. Emine Na...

Kadınefendi (Padişahın 4 Adet Zevcesine ya da Eşine verilen ünvan)

Kadınefendi  (Osmanlıca: قادین), on yedinci yüzyılın başlarına doğru  Osmanlı İmparatorluğu 'nun padişahın dört adet zevcesine ya da eşine verilen ünvandı. Bu ünvan onyedinci yüzyılın sonunda resmi kullanıma girdi ve ondokuzuncu ve yirminci yüzyıllara kadar kullanıldı. İslamiyet öncesi Türk devletlerinde  hakanın eşine verilen  katun  ya da  hatun  ünvanı  1703  yılında tahta çıkan  III. Ahmed 'den itibaren,  Farsça  kökenli  hasekinin  yerini almış ve Osmanlı Devleti'nin sonuna kadar kullanılmıştır. Dereceler ve unvanlar Kadınefendi, ünvanlı eşler ve padişah tarafından da bu şekilde tanınmıştı. Padişahların genellikle dört kadını vardı, ancak ömürleri boyunca daha fazlası da olabiliyordu, çünkü zaman zaman içlerinden biri ölür ya da  Eski Saray 'a çekilir ya da boşanırdı. Bunlar o konuma yükselme sırasına göre, başkadın ( kıdemli kadın, kıdemli eş ), İkinci Kadın ( İkinci eş ), Üçüncü Kadın ( Üçüncü eş ), Dördün...

Harem (Osmanlı'da Harem)

Harem (Osmanlıca: حرم همايون; Harem-i Hümâyun), II. Mehmed döneminde kurumsallaşan ve Osmanlı padişahının annesi, kız kardeşi, cariyeleri ve bunların hizmetkârlarının yaşadığı saray alanı. Osmanlı hareminde ortalama olarak 400 kadın bulunduğu, bu sayının 1600'e kadar çıkabildiği ifade edilmektedir. Devlet içinde yer edinmeye başlayan haremin iki temel fonksiyonu vardır: Birincisi, padişahın aile yaşamını sürdürdüğü; padişah, şehzade ve devlet ileri gelenlerine cariye ve eş temin edilen yer olmasıdır. Fatih'le birlikte şehzadeler yabancı hanedanlar ile evlenmeyi bıraktıklarından bu çok önemli ve hanedanın devamı için vazgeçilmez bir fonksiyondur. İkincisi, bir okul olmasıdır. Enderun mezunu devşirme gençlerle sarayda eğitim almış cariyelerin evlendirilmesiyle eğitime dayanan bir aristokrasi kurulmuştur. Padişaha ve hanedana bağlı bir aristokrasi yaratılmasını sağlamak için cariyelerin eğitilmesini sağlayan kurumdur. Osmanlı'da harem, herkesin giremediği bir ortamdı. Sözcük o...

Silistre Eyaleti (Silistre Beylerbeyliği)

Silistre Eyaleti veya Silistre Beylerbeyliği, Osmanlı Devleti eyaletidir. Bugünkü Türkiye'nin Kırklareli ve Edirne illerini, Bulgaristan'ın kuzey kısmını, Romanya'nın Dobruca bölgesiyle, Ukrayna'nın Odessa ve Mikolayiv illerini kapsamaktadır. Eyaletin Karadeniz'e kıyısı vardır. Eyaletin yüzölçümü 127.675 km² kadardır. Tarihi Silistre, 1593 yılına kadar Rumeli Eyaleti'ne bağlı bir sancaktır. 1593'te Silistre, Rumeli Eyaleti'nden ayrılmış ve ayrı bir eyalet haline gelmiştir. Beylerbeyi hassı 988.000 akçadır. Sancakları Eyaletin 1700 ile 1730 yılları arasındaki sancakları: Özü Sancağı Silistre Sancağı Vidin Sancağı Niğbolu Sancağı Kırkkilise Sancağı Çirmen Sancağı Vize Sancağı Tağan Geçidi Sancağı (1699'da kaldırıldı) 19. yüzyıldaki eyaletin Osmanlı sancakları: Niğbolu Sancağı Çirmen Sancağı Vize Sancağı Kırkkilise Sancağı Belgrad Sancağı Vidin Sancağı

Rumeli Eyaleti (Rumeli Beylerbeyliği)

Rumeli Eyaleti veya Rumeli Beylerbeyliği ,  1362  yılında  I. Murad  zamanında kurulan  Osmanlı Devleti  eyaleti. Osmanlı Devleti'nde kurulan ilk eyalettir.  Anadolu Beylerbeyi  yükselirse  Rumeli Beylerbeyi , Rumeli Beylerbeyi terfi edilirse vezir olurdu. Rumeli Beylerbeyi  Divan-ı Hümayun  müzakerelerine katılırdı. 17. yüzyıldan itibaren vezir derecesinde bulunanlar tayin edilmeye başlamıştır. Tarihi Rumeli Eyaleti,  Balkan Yarımadası 'ndaki fetihler devam ederken ele geçirilen toprakların idaresi için  1362  yılında merkezi  Edirne  olmak üzere I. Murad'ın emri ile kurulmuştur.  Tanrıdağı, Kocacık, Naldöken, Koca Hamza, Vize  ve  Ofçabolu  yörüklerininde bulunduğu geniş bir coğrafyadır.  İlk beylerbeyi  Lala Şahin Paşa 'dır.  1375  yılında beylerbeyi  Kara Timurtaş Paşa  olmuştur.  1393  yılında Anadolu Beylerbeyliği'nin kuruluncaya kadar Osmanlı...

Osmanlı Devleti'nin Genel Özellikleri

Osmanlı Devleti'nin Genel Özellikleri  Osmanlı tarihi, Anadolu Türkiye tarihinin 4. dönemini oluşturur. Türk devletleri içinde en uzun süre yaşayan ve en geniş sınırlara ulaşanıdır. Türk Devletleri içinde merkezi otoritesi en güçlü olanıdır. Kültür ve uygarlık alanında en çok ilerleyen Türk Devleti'dir. Mutlak egemenlik haklarını hükümdar kullanır. Ancak, I. Ahmet dönemine kadar veraset yasası belirgin değildir. Şeriat hukuku ile yönetildiğinden Teokratik, mutlak egemenlik haklarını hükümdar kullandığından Monarşik devlet yapısı görülür. Fetih temeline dayandığından askeri, etnik yapı çeşitli olduğundan çok uluslu bri imparatorluktur. Fetih politikası, dinsel (cihat) ve ekonomik (ganimet) amaçlı olmuştur. Osmanlıların Kökeni  1243 Kösedağ Savaşı'ndan sonra Anadolu'da Moğol hakimiyeti başladı. Bu tarihten önce Kayı Boyu, Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat zamanında Anadolu'ya gelmişti. Kayı Boyu Anadolu'ya ilk geldiğinde başında Ertuğrul Gazi bulunmakt...